Örneğin kimi zaman bitkiler yapraklarını kemiren böceklere karşı zehirli kimyasallar salgılarlar. Kimi zaman ise o böcekler ile beslenen diğer canlıları kendilerine çağıran kimyasal kokular yayarlar. Kuşkusuz her iki taktik de çok akıllıcadır. Bilim adamları ilerleyen yıllarda bitkilerdeki bu stratejiyi taklit ederek zehir kullanmadan tarımsal alanların korunabileceğini söylemektedirler.

Bazı bitkiler tırtılların saldırısına uğradıklarında, tırtıllar ile beslenen avcıları çağırmak için ya da tırtılın bedenini yavrularının beslenmesinde kullanan canlıları çağırmak için uçucu kimyasal maddeler salgılarlar. Uçucu kimyasalı algılayan avcı ise gelip tırtılı avlar. Eğer diğerleri ise gelip tırtılın bedenine kendi yumurtalarını enjekte ederler. Böylece yumurtalar tırtılın kendisi ile beslenir ve zamanla tırtıl ölür. Dolaylı yoldan bitki tırtıldan kurtulmuş olur.

Bitki, yapraklarının tırtıllar tarafından yendiğini yapraklarını kaybettiği için değil, tırtılın salyasındaki kimyasallara göre algılar. Ardından etrafa uçucu kimyasallarını yaymaya başlar.

Şimdi bazı sorular soralım:

  • Bitki, tırtılın kimyasal salgısını nasıl algılar?
  • Bitki, alarm sinyali verdiğinde tırtıldan kurtulacağını nereden bilmektedir?
  • Verilen sinyalin, diğer böcekleri çağırdığını nereden bilmektedir?
  • Verilen sinyal kimyasaldır. Böceklerin kullandığı kimyasallar çok karmaşık moleküllerden oluşur. Kimyasaldaki en ufak bir yanlışlık, sinyalin niteliğini kaybettirir. Bu durumda bitki doğru sinyali nasıl üretebilmektedir?

Beyni bile olmayan bitkinin tehlikeler karşısında çözüm üretmesi, bir kimyager gibi farklı maddeleri analiz etmesi mümkün değildir. Kuşkusuz ki, dolaylı yöntemlerle düşmanı alt etmek akıl gerektiren bir davranıştır. Bitki bu özellikleri ile yaratan Yüce Allah’tır.

Kaynak: canlilardakisavunmasistemleri.wordpress.com